Bas Sayfa Yazilar Zilfi Selcan Zaza Dili ve Zaza Sorunu

Zaza Dili ve Zaza Sorunu

 
 Zaza Dili ve Zaza Sorunu
Dr. Zılfi Selcan


1. Dil durumu1

1 Bu yazı, 10.10.2010 da Mannheim/Almanya’da Zaza Kültür Gecesinde yapılan konuşmanın metnidir.
2 Bak: Teşkilatı esasiye kanunu 1924, § 88.

Günümüzde Zazaca’nın dil durumu kısaca şöyledir: Kendi tecrübemden bildiğim kadarıyla, Dersim’de 1970’ten itibaren çok az kişi çocuklarına Zazaca öğretiyor. Buna göre dilin merkez bölgesinde bu arada birkaç konuşmayan nesil yetişti. Genç nesilden birçok kişiyle Zazaca konuşunca şöyle deniliyor: ‘Ben anlıyorum, fakat konuşamıyorum.’
Yaş gruplarında dile hakim olma derecesi farklı şekilde gelişmektedir. Dil yeteneği bakımından Zaza toplumu üç gruba ayırdedilebilir:

konuşmayanlar
düzgün konuşmayan veya kelime konuşanlar
düzgün konuşanlar
 
2. Resmi Statü

Zazaca’nın resmi statüsüne bakarsak: Zaza Dili 1921-1992 arasında, yani 71 yıl boyunca yasak bir dildi. 1992’den günümüze kadar anayasada henüz tanınmamış ve şimdilik göz yumma statüsündedir.
2.1 Zoraki Türkleştirme ve Türk asimilasyonu

Zaza Halkı yoğun bir Zoraki Türkleştirme ve Türk asimilasyonu altında ezilmektedir. Birinci dünya harbini kazanan devletlerle 1921 de kurulan ‘Türkiye Cumhuriyeti’ arasında Lozan’da (İsviçre) yapılan barış anlaşmasında (24.07.1923), Zazalar ve diğer bazı halklar tanınmamış, varlığı inkâr edilmiştir. Bunun sonucu olarak 1924 te çıkarılan ve 1961’e kadar süren ikinci anayasanın 88. maddesinde Zazalar ve diğer halklar ‘Türk’ diye gösterilip şöyle denilmiştir:
‘Türkiye’de din ve ırk ayırdedilmeksizin vatandaşlık bakımından herkese ‘Türk’ denir.’2
Bununla Zaza halkının varlığı inkâr edilmiş ve Zaza dili de Türkçe’nin bir şivesi veya lehçesi olarak propaganda edilmiştir.
1921-1950 arasındaki tek parti diktatörlüğünde yönetimde olan CHP, 1935 yılındaki parti kongresinde aşırı bir asimilasyon ve zoraki Türkleştirme programı hazırlayıp, katı ve radikal bir şekilde uygulamıştır. Bununla beraber bir de geniş çaplı bir propaganda harekete geçirilmiştir. Gerçek bilimle alakası olmayıp sahte olan ve bilim süsü verilerek Türk Tarih Tezi ve Güneş Dil Teorisi adı altında çok yoğun bir ırkçı propaganda ülke çapında uygulandı.
Bu Türkleştirme çılgınlığı, 1936’da planlanıp 1937-38 de Dersim’de Zaza Alevileri’ne karşı yapılan soykırımıyla zirvesine ulaştı.
1950 yılına kadar okul ve üniversitelerde okutulan bu sahte-bilimsel propagandanın amacı, Zazaların ve diğer Türk olmayan halkların dilini ve kimliğini yokedip zorla türkleştirmekti.
1982 de askeri cunta tarafından hazırlanan anayasanın 42. maddesinin son paragrafında dil yasağı konulmuş ve şöyle deniliyor:
‘Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez.3 2
3 Bak: § 42 Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Kanun Numarası: 2709, Resmi Gazete'de Yayım Tarihi ve Sayısı: 09.11.1982: ‘Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez. Eğitim ve Öğretim kurumlarında okutulacak yabancı diller ile yabancı dille eğitim ve öğretim yapan okulların tabi olacağı esaslar kanunla düzenlenir.’ http://www.tbmm.gov.tr/Anayasa.htm
Burada da Zaza Halkı ‘Türk’ sayılmakta ve Zazaca adı anılmadan, yani dolaylı bir şekilde yasaklanmıştır. Zaza Halkı’nın varlığından bahsetmek, Zazaca’yı basın, yayın ve resmi makamlarda, eğitim ve öğretimde kullanma, ‘bölücülük yapma, Türk kimliğini zayıflatma’ gibi iddialarla ceza hükmü altına alınarak takibatlar yapılmıştır.
Bununla 90 yıldan beri Zaza Halkı’na karşı aşırı bir baskı ve zoraki asimilasyon uygulanmakta ve günümüzde de daha ince metotlarla halen devam edilmektedir.
Türk hükümeti 1992 yılından bu yana Avrupa Birliğine girme çabasındadır ve onun için uyum sağlamak için buna engel olan, uluslararası hukuka ve demokratik prensiplere ters düşen yasakları kaldırmak ve birçok düzeyde reform yapmak zorunda kalmıştır.
Erdoğan hükümetinin 3.10.2001 de anayasa değişikliğinde 26. ile 28. maddelerindeki basın, yayın ve medyadaki dil yasaklarının kaldırılması ve 12. Eylül 2010 da referandumla bazı değişikliklerin yapılması olumlu iken, 42. maddedeki uluslararası hukuka aykırı olan eğitim ve öğretimdeki dil yasağı aynen durmaktadır. Şimdiki hükümette anadilde eğitim hakkını redetmektedir.
Pek gönüllü olmayıp mecburi de olsa, yapılan bu değişim elbette demoktratikleşme ve serbestlik açısından gerekli ve olumludur, onun için desteklenmelidir. Ancak şimdiye kadar yapılan anayasa değişiklikleri Zaza Halkı açısından yetersiz olup köklü bir demokratik reforma ihtiyaç vardır.
Hükümet Kürtçe için bir televizyon kanalı açmış, fakat Zaza aydın ve kurumlarının TRT’ye müracaat etmesine rağmen Zazaca için ayrı bir kanal açmayı redetmiştir: http://www.semaverdergisi.com/lardan-TRTye-kanal-talebi-1992.html .
Zaza aydın ve kurumları bu arada hükümete şu taleplerde bulunmuştur: ‘Zazaca İçin Demokratik Haklar İstiyoruz’ imza kampanyası listesi Ekim 2009 da başbakanlığa sunulmuştur. Bak: http://www.solhan.net/imza/ .
Daha sonra ‘Zazalara Demokratik Haklar’ adı altında bir imza kampanyası daha açılmış ve Zazalar için radyo ve televizyon açılması, Zazacanın okullarda eğitim dili olarak tanınması talep edilmiştir. http://www.zazaki.de/turkce/acilimazazabasinaciklamasi.htm .

3. Zaza bölgesinde özel yatılı okullarla asimilasyon

Zaza bölgesinde özel yatılı okullarla yoğun bir asimilasyon yapılmaktadır. 2005-06 yıllarında Zazacanın konuşulduğu yörelerde, YİBO ve PİO denilen ve toplam 55 yatılı okul 28.388 öğrenciyle faaliyettedir (bak Tablo).
Bu asimilasyon hücumunun hedefi Zaza bölgesinin merkezidir, yani Dersim ve Bingöl’dür.

Yatılı okullar diğer bölgelere nazaran burada daha yoğun olması dikkat çekicidir. 2004-05 te Dersim’de 10 yatılı okul (YİBO) 2.581 öğrenciyle ve Bingöl’de 17 yatılı okul (YİBO+PİO) 7.296 öğrenciyle faaliyettedir. (bak Tablo). 3 YIBO + PIO (2004-2005 Educational Year )

ĠLLER Provinces

OKUL SAYISI Schools

ÖĞRENCĠ SAYISI Enrollment

ÖĞRETMEN SAYISI Teacher

GENEL TOPLAM Grand Total

Total

164

83.808

3.275

Dersim/Tunceli

10

2.581

139

Erzincan

4

1.812

74

Erzurum

15

9.067

385

Muş

22

12.329

426

Sivas

15

7.491

351

Bingöl

17

7.296

253

Elazığ

9

3.396

161

Diyarbakır

21

11.096

446

Urfa

11

8.052

220

Adıyaman

9

5.702

232

Malatya

7

2.859

127

Bitlis

17

8.250

304

Batman

7

3.877

157

Source:

Ministry for National Education, Turkey, 2006

http://sgb.meb.gov.tr/daireler/istatistik/download/2004_2005.zip

2004-2005 ÿLKÖªRETÿM TAB.-66-112.xls, Table 98-100, Table 101-103

Ailelerinden kopuk bir şekilde yatılı okullarda beyin yıkamasıyla eğitilen Zaza çocuklarının kimliği ve kişiliği Türkleştirme çılgınlığıyla gaddarca ezilmektedir. Gizlemeye rağmen kamuoyuna ve basına yansıyan şu olay bunu açık bir şekilde dile getiriyor:
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, bakanlık danışmanı Kadir Kellecioğlu yatılı okullar hakkında verdiği raporda, 7 çocuğun okuldan kaçıp eve giderken yolda karda donarak öldüğünden bahsedince, susmadığı için görevden alınmıştır. Bak 23.04.2004 tarihli basın haberi: http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2004/04/23/bolgeler.html.
Milli Eğitim Bakanlığının yayınladığı istatistiklere göre yatılı bölge okullarının sayısı 2005 te toplam 299’a yükselmiş ve öğrenci sayısı ise 142.788’e ulaşmıştır (Bak: http://sgb.meb.gov.tr/daireler/istatistik/download/2004_2005.zip ).

4. Anadil eğitimi

Anadilde eğitim, evrensel bir temel insan hakkıdır ve onun için demokratikleşmede çok önemli bir konudur. Dilbilimci ve eğitim bilimcilerine göre çocuklar anadilde veya ilk dilde eğitilince, psikolojik, zihinsel ve kişisel gelişmesi sağlıklı olur. Şayet eğitim anadilde değil, yabancı bir dilde yapılırsa, çocuğun normal gelişmesi engellenir ve gelişmesi sağlıksız olur.
Çocuklar ilk ve ana okullarında, anne ve babasının diliyle değil de, yabancı bir dil olan Türkçeyle karşılaşınca, kişilik ve kimliği altüst edilip ezilmekte, kendine güveni sarsılmakta, 4
kimlik krizine girip kompleksli duruma düşer; diğer yandan, kendinden emin olmadığı için ne yaptığını bilemez ve okul başarısı azalır4.
4 Ulrich Steinmüller, Muttersprachlicher Unterricht ausländischer Schüler In: Ausländerkinder. Forum für Schule & Sozialpädagogik 23, 1985, Hrsg. Forschungsstelle Ausländische Arbeiterkinder an der PH Freiburg. S. 5 – 17.
5 Almanca için bak: De: UN-Kinderrechtskonvention, Artikel 30 [Minderheitenschutz] In Staaten, in denen es ethnische, religiöse oder sprachliche Minderheiten oder Ureinwohner gibt, darf einem Kind, das einer solchen Minderheit angehört oder Ureinwohner ist, nicht das Recht vorenthalten werden, in Gemeinschaft mit anderen Angehörigen seiner Gruppe seine eigene Kultur zu pflegen, sich zu seiner eigenen Religion zu bekennen und sie auszuüben oder seine eigene Sprache zu verwenden.
Onun için Anadil Eğitimi hem evrensel düzeyde, hem de Avrupa’da aynı zamanda bir çocuk hakkı olarak benimsenip eğitimde uygulanmaktadır. Birleşmiş Milletlerin 1989’da kabul ettiği Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, Türkiye de 1990’da imzalamış, fakat uygulamaya koymuyor. Anadilde eğitim hakkı bu sözleşmenin 30. maddesinde şöyle ifade edilmektedir:
Soya, dine ya da dile dayalı azınlıkların ya da yerli halkların varolduğu Devletlerde, böyle bir azınlığa mensup olan ya da yerli halktan olan çocuk, ait olduğu azınlık topluluğunun diğer üyeleri ile birlikte kendi kültüründen yararlanma, kendi dinine inanma ve uygulama ve kendi dilini kullanma hakkından yoksun bırakılamaz.5
Anadilde eğitim bazı Avrupa ülkelerinde ve Almanya’da yabancı işçi çocukları için uygulanmaktadır.
Türkiyede ise Eğitim Sen Sendikası epey zamandan beri Türk olmayan halklar için Anadil Eğitiminin resmi olarak kabullenip uygulanmasını talep etmektedir. Bunu 2005 yılında tüzüğüne alınca, ordunun baskısı üzerine, sendikayı kapatma davası açıldı. Yoğun hukuki mücadele sonucu, kapatılmayı önlemek için sözkonusu maddeyi tüzükten çıkarmak mecburiyetinde kaldı (04.07.2005): http://www.evrensel.net/05/07/04/sendika.html .
Görüldüğü gibi Türkiye’de demokratikleşme süreci kolay olmayıp, oldukça uzun ve dikenli bir yoldur.

5. Türkiyeye demokrasi, Zazalara ve Zazaistana otonomi

Ülkemizde demokratikleşmenin hedefi şu olmalıdır: Türkiyeye demokrasi, Zazalara ve Zazaistana otonomi. İspanya gibi diğer bazı devletlerde olduğu gibi, ülkemiz de çok uluslu bir toplum olarak demokratikleşme ve sosyal barışa kavuşma mecburiyetindedir. Çünkü ancak böyle sosyal, ekonomik ve bilimsel düzeylerde ilerler ve gelişir. İspanya Franco diktatörlüğünün sona ermesiyle köklü siyasi reformlar yaparak sosyal barış ve huzura kavuştu. Katalanlar ile Basklar ve dilleri Katalanca ve Baskça anayasada resmen tanındı. Bu halklara kendi toprakları üzerinde otonomi ve yerel hükümet kurma hakkı verildi. Her iki dil de İspanyolca’nın yanında resmi dil olarak kullanılmaktadır. Günümüzde İspanya demokratik, sağlam, huzurlu ve sosyal barışa kavuşmuş bir ülke olarak Avrupa Birliğinde yeralmaktadır.
Bundan çok önceleri İsviçre anayasasında dört otonom bölge ve resmi dil (Almanca, İtalyanca, Fransızca ve Reto Romance), Belçika anayasasında iki resmi dil kabul edilip, demokratik ve sağlam bir devlet olarak örnek vericidir. Diğer bir örnek 16 eyalet ve yerel hükümetli Federal Almanya devletidir.
Çok uluslu bir ülke olan Türkiye’de de İsviçre ve İspanya misali köklü bir siyasi reform yapılarak federatif bir devlet sistemi kurulabilir.
Zaza Halkı, aydın ve kurumları öncülüğünde mücadele ederek ulusal ve demokratik haklarını kazanırsa, Zaza Dili ve kültürü de kurtulur ve gelişir. Ancak bu mücadele süreci uzun 5
vadelidir. Buna ancak azimli, sürekli mücadele ve kısa vadeli adımlarla ulaşılır. Bu hedefler şudur:
1. Zaza Halkı ve Zaza Dili anayasada resmen tanınmalı
2. Zazaca radyo ve televizyon kanalı açılmalı
3. Okullarda (anaokulu, ilkokul, vs.) Zazaca eğitim ve öğretim dili olmalı
4. Zaza Halkı’na kendi toprağı üstünde bölgesel otonomi verilmeli
5. Otonomide Zazaca resmi dil olmalı
 
6. Zaza Dilinin gelişimi

Zaza Dilinin gelişip güçlenmesi, Zaza Ulusal Demokratik Mücadelesi’yle sıkı bağlı olup, şu temelde gerçekleşir:
Bir dilin yaşamaya devam etmesi birincisi ailede çocuklara öğretmekle, ikincisi okulda okutmakla mümkündür. Yani okullarda eğitim ve öğretim Zazaca yapılmalıdır.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile