‘’DERSİM-ÖZÜR-KIZILBAŞLIK-KEMAL KILIÇDAROĞLU’’
İlkin ZAMAN gazetenin 10 Kasım 2011 tarihli Zaman gazetenin Sayın Dersim Milletvekili Hüseyin Aygün’le yaptığı söyleşi ile Dersim katliamı gündeme girmeye başladı. Arkasından sayın başbakan Tayıp Erdoğan ‘’Eğer devlet adına özür dilenecekse, böyle bir literatür varsa ben özür dilerim, diliyorum’’ dedi. Bu ‘özür dileme’ tabii ki her Dersimli, her Alevi ve her Zaza gibi beni de çok sevindirdi. Dersim arşivlerinin açılması ve asılan Dersimin önderlerinin bugüne değin yakınları tarafından halen bilinmeyen mezar yerlerinin gösterilmesi ve buna bağlı olarak tarafasız araştırma yapan bir Hakkikat Komisyonun kurulması fikri de beni ayrıca umutlandırdı.
Sayın başbakanın ve hükümet yetkililerin, bu konuda konuşan, yazan ve araştırma yapanların şunu bilmeleri gerekiyor. Dersim katliamını yapan Türkiye Cumhurriyeti Devleti, CHP ve hatta CHP’den ayrılıp Türk sağ partilerini kuranlar da sorumludurlar. Onların da Dersim katliamı hakkında özür açıklamaları yapmaları gerekiyor. Dersim ile ilgili diğer çalışmaları hükümet başlatmalıdır. CHP ve diğer Türk siyasi partileri bu çalışmalara destek vermelidir.
Özürü Devlet adına sayın başbakan diledi ve kurumsal olarak CHP’den özür beklenir ancak halkıyla ve ailesiyle çektiği bir acının özürünü CHP adına bir Dersimli, bir Alevi ve Zaza olan bu katliamın mağduru sayın Kılçdaroğlu’dan dilemek doğru bir tavır değildir. Umarım Sayın başbakan ve hükümet yetkilileri bu yöndeki açıklamları sayın Kılıçdaroğlu’nu hedef alarak yapmamalıdırlar. Bunu asıl CHP topluca ve bir parti olarak, bir kurum olarak yapmalıdır.
Sayın Kılıçdaroğlu’nun bu konu hakkında yanlışları ve eksik tutumları yok mudur? Tabii ki vardır. Kendisine sordukları zaman mağduriyetinden ve oy kaygısından dolayı Zazalığını saklıyor, onun yerine Türkmenim diyor, zorlanmadıkça da Aleviliğini hiç değinmeyen bir liderdir. Oysa Aleviler ve Zazalar vatandaşlıkları, sırf devlete hizmet ve siyasi partilerine oy vermek için değildir. Zazaların ve Alevilerin bu ülkede nasıl ki vazifeleri varsa, aynı zamanda hakları da vardır. Onlar sıft askerlik yapmak, vergi vermek için değil, sırf yönetilmek ve yönlendirmek için değil, aynı zamanda hem seçmek, hem de seçilmek için vardırlar. Hak ettiklerinde bir parti başkanı, bir cumhurrbaşkanı veya Genel Kurmay başkanı olamıyorlarsa burda eşit vatandaşlık nerde?
İkinci önemli konu: Dersim Katliamı sadece Alevilikten dolayı mı yapıldı?
Diğer önemli bir konu da basında Dersim katliamını sanki sırf bir Kızılbaşlık (Alevilik) çerçevesine olan bir katliammış. Dersim Milletvekili sayın Hüseyin Aygün CNN Türk kanalında Tarafsız Bölge programında Ahmet Hakan bir sorusuna karşılık Dersim katliamının nedeni Alevi olduklarından dolayıdır demesi tam doğru bir cevap değildir. Yine FDG yöneticilari bu konuda ki açıklamaları Dersimliler kızılbaş (Alevi) oldukları için katliamdan geçirdiler gibi açıklamlar katliamın gerçekliğinin tamamı değildir. Bu bir gerçek, ama tam açıklayıcı gerekçe değil. Çünkü 1925 yıllarında, Şığ Said katliamı döneminde Palu, Piran, Elazığ, Bingöl ve Diyarbakır bölgelerinde sunni Zaza Halkı da bir katliam yaşadı. Cumhruriyet döneminde bu katliamlar çok çeşitli olmuştur, ethnik kökenden, dilden, dinden ve görüşlerinden (mesela solculara karşı askeri darbeler).
Dersim katliamı bunların içinden en kanlısıdır, en vahimidir, çünkü durup dururken yapılmıştır. Bu katliam, mazlum, çaresiz ve örgütsüz bir halka yapılan bir soykırımdır. Bu katliamın içinde çok neden vardır, bu soykırım hem dine (Aleviliğe), hem dile (bilhassa Zazacaya), hem kültüre, hem etnik bir halka (Zazalara) yapılmıştır.
Haydar Şahin 04.12.2011
| < Önceki | Sonraki > |
|---|